MERYAP BAŞKANI NESİM EKİNCİ: İnşaat sektörü nicelikle değil, nitelikle değer üretmelidir
Mersin Yapı Müteahhitleri Derneği Başkanı ve aynı zamanda Ekinci İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Nesim Ekinci ile MERYAP’ın faaliyetlerini ve İnşaat sektörünün geleceğini konuştuk. İşte o özel röportaj;
MERYAP’ın kuruluş amacı ve bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?
Mersin Yapı Müteahhitleri Derneği (MERYAP), 2010 yılında kentimize değer katacak, mesleğini ciddiyetle icra eden, kaliteyi esas alan müteahhitleri aynı çatı altında toplamak amacıyla kurulmuştur. Kuruluşumuzun temel gayesi; inşaat sektöründe nitelikli, sürdürülebilir ve vizyoner bir anlayışı hâkim kılmak, müteahhitlik mesleğine kalite standartları getirmektir. Ne yazık ki ülkemizde uzun yıllar boyunca inşaat sektöründe herkesin kolayca ‘müteahhit’ olabildiği bir zemin vardı. Son dönemde yapılan müteahhitlik sınıflandırması ile bu konuda bazı düzenlemeler yapılmış olsa da, biz MERYAP olarak bu sürecin çok daha güçlü, şeffaf ve kaliteli bir zeminde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalar da bu doğrultuda olmuştur. Amacımız, kentimizin gelişimine katkı sunacak projelere öncülük eden, mesleğini ehil kişiler olarak yapan müteahhitlerin sesini duyurmak ve sektörü daha yüksek standartlara taşımaktır.
Dernek olarak Mersin’de Müteahhitlerin en çok hangi sorununa çözüm üretmeyi hedefliyorsunuz?
Mersin’de müteahhitlerimizin en önemli sorunlarının başında imar planları ve bürokratik süreçler geliyor. Yatırımcıların önünü görmesi için bizler de ilk günden bu yana her daim istişare kültürü ile hareket ettik. İlgili kurumlarla diyalog içinde, ortak akılla hareket ederek hem müteahhitlerimizin önünü açacak hem de kentimizin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak adımların atılması için çalışıyoruz.
Şuanda devam eden ya da kısa zamanda hayata geçirmeyi planladığınız projeler var mı?
Bizim için en öncelikli konulardan biri, sektördeki kalifiye eleman ihtiyacıdır. İnşaat sektörünün sağlıklı gelişebilmesi için yalnızca yatırım değil, aynı zamanda nitelikli iş gücü de şarttır. Bu noktada MERYAP olarak Mersin’de bir ilke imza atarak ustalara ilk MYK belgesini veren dernek olduk. Bugün de aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Kısa vadede, kalifiye eleman sorununu çözmek amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde yeni projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Mesleki eğitim programları, sertifikasyon süreçleri ve iş dünyası–eğitim kurumları arasındaki köprüyü güçlendirecek çalışmalar öncelikli gündemimizde. Amacımız, hem müteahhitlerimizin hem de kentimizin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikli bir iş gücü altyapısı oluşturmaktır.”
Sizce Mersin’de inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek en önemli faktörler neler olacak?
Enerji verimliliği yüksek, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla uyumlu, yalıtımı güçlü ve sertifikalı malzemelerle üretilmiş yapılar artık bir lüks değil, sektörümüzün yeni standardı olmalıdır. Toplum, sadece güvenli evlerde yaşamak istemiyor; aynı zamanda doğayla barışık, ekolojik dengeye saygılı binalar talep ediyor. Bu nedenle önümüzdeki dönem, nitelik ve sürdürülebilirlik eksenli köklü bir dönüşüm dönemi olacaktır. Mersin, hızlı konut üretme baskısına direnen, bunun yerine sağlam, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek yapılar inşa etmeyi birincil öncelik haline getiren bir yapı kültürüne sahiptir. Bu ilkeli duruş sayesinde kentimiz, bugün sadece bölgesinde değil, Türkiye genelinde de örnek gösterilen bir konuma ulaşmıştır. Kaliteden taviz vermeden de büyümenin mümkün olduğunu kanıtladık ve bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz. Türkiye’de inşaat sektörü, artık nicelikle değil, nitelikle değer üreteceği bir çağa girmek zorundadır. Çevreye saygılı yapılar, mesleki eğitimin güçlendirilmesiyle yetiştirilmiş kalifiye iş gücü ve öngörülebilir bir finansal iklim… İşte sektörümüzün geleceğini bu üç temel sütun üzerine inşa etmeliyiz
Size göre Liderlik nedir? Bir de sizden dinlemek isteriz…
Bana "liderlik nedir?" diye sorduklarında cevabım her zaman nettir: Liderlik, unvanlardan ve koltuklardan önce, iyi bir ‘insan’ olmaktan geçer. Ben, gücü makamdan alan bir yönetici değil, ilhamını ve enerjisini insani değerlerden alan bir lider olmaya inanırım. Çünkü tecrübelerimle gördüm ki, bir ekibi gerçekten bir arada tutan para ya da pozisyon değil, adalete, şeffaflığa ve samimiyete duyulan ortak güvendir. Bu değerler etrafında birleştiğinizde, başarı zaten o sağlam birlikteliğin doğal bir sonucu olarak gelir.